Bloglarınefendisi

Just another WordPress.com weblog

Arşiv Duygusal

Sevgi, Şefkat, Kardeşlik, Acı, Hüzün, Merhamet

Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar.

İnternette şu sıralar aktif olan bir grub genç, Amacımız fitneye bulaşmaksızın toplumsal gelişime faydalı olmaktır. Bu da Ancak “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyen bir topluluk ile mümkündür.’ diyerek çıktıkları bir web sitesiyle, bu kokuşmuş tek dişli canavara meydan okumaya hazırlanıyor.
Mail aracılığı ile yaydıkları mesajları ise şöyle:
////////////////////////////////////////////////
Yaratandan aldıkları hidayetle, basiretle, ferasetle, dirayetle ve şecaatle kelebekler sonsuza uçar. Hidayetle Rabbine teslim olur, basiretle Allah’ın arzusunu görür, ferasetle hak-batılı ayırt eder, dirayetle kötülüğe engel olur, iyiliği yaygınlaştırır, Hakkı hatırlatır, özgüvenle yarınını inşa eder, şecaatle vakarını korur ve kendisinden sonrakine aktarır. Ülkemizdeki yetmiş milyonun hepsini kardeş kabul ediyoruz. İslam’ı temsil iddiasında değiliz. İslam’ın, Müslümanların ve bütün insanlığın hizmetindeolduğumuzun şuurundayız. Temel insan haklarına dayanan bir toplumsal uzlaşmanın müdaafiiyiz. Terörü, anarşiyi, şiddeti, illegaliteyi, fikri taassubu ve her türlü dayatmacı anlayışı reddediyoruz.

Bizler, unutulmaya yüz tutmuş ve olmadığı zaman insanı insan olmaktan çıkaracak kadar önemli olan bazı duyguları olduğundan daha canlı hale getirmek için caba gösteren idealist gençler grubuyuz. Amacımız duygu sömürüsü değil, duygusal iletişimdir. Yazının gereksiz olduğu öyle anlar vardırki anlatabildikleri açısından tonlarca kitaptan daha fazla etkilidir. Bizler acıma duygusundan uzak taşlanmış yüreklere pek birşey anlatılamayacağı bilincindeyiz. Eğer biz afrika’nın aç çocuklarını düşündüğümüzde veya haberlerde filistinde vurulan, katledilen çocukları gördüğümüzde ağlayamıyor ve amaaan alıştık bunlara artık diyorsak afrikalı çocuklar açlıktan, filistinli çocuklar da füzelerden ölmeye devam eder. çünkü onları gördüğünde ağlayamayan ve onların acısını için için hissetmeyen bir kişi kalkıp da filistinli direnişçilere terörist diyebileceği gibi Afrikalılara da geri kalmasaydılar da aç kalmasaydılar diyebilir. Herşeyin temelinde o problemin oluşturduğu duyguları anlayabilmek vardır. Mesela: bir yakınımızın kolu kırılsa üzüntüden belki ağlarız ama bizden uzak bir diyarda paramparça olan bir çocuğu görünce amaaan çok gördük bunları deriz.

Kültürümüzün temelinde hoşgörü, ahlak ve maneviyat vardır. Kaynağımız Kuran-ı Kerim ve Hz. Muhammet (s.a.v), bizim buralara kadar gelmemize yardımcı olan kültürel dayanaklar Mevlana, Yunus emre, Hacı Bayram Veli ve daha birçok sevilen islam aydınlarıdır. Bombalar altında inleyen mazlum müslümanların da Amerikada kasırgalardan zarar görmelerine rağmen siyah tenli oldukları için abd hükümetinden yardım alamayan ve ikinci sınıf halk durumuna konulan hristiyan siyahilerin de yanındayız. ama burda dikkat edilmesi gereken bir husus varsa o şudur ki: Hoşgörü mazlum ve haklı olana gösterilir. Yahudi bir tüccarla ticaret yapmak ve ona ülkende iyi imkanlar sağlamak, güvenliğini sağlamak hoşgörü, filistinde birnerce çocuğun ölmesine sebep olan İsrail’e karşı hoşgörüden bahsetmek ise bir nevi vurdumduymazlık hatta enayiliktir. Hep merak ettiğimiz birşeydir. Acaba bizler filistinli olsaydık ve bizim çoluğumuzu çocuğumuzu, anamızı babamızı gözlerimizin önünde katletselerdi biz hoşgörüden mi bahsedecektik onlara karşı. başkasının acısını görmezden gelerek düşmanına hoşgörüde bulunmak bir meziyet değil, olsa olsa o mazlumun acısını hissedememektir. Veee diyoriz ki: Altı milyarı kardeş kabul ediyoruz. Ama bu demek değildir ki zulmeden ve insanlık özelliklerinden uzaklaşanların yaptıklarına hoşgörü adı altında göz yumacağız. Biliyoruz ki: zalimin eline koymak, zulüm olmaklığa yeter.

Amacımız fitneye bulaşmaksızın toplumsal gelişime faydalı olmaktır. Bu da Ancak “Önce Ahlak ve Maneviyat” diyen bir topluluk ile mümkündür.

sitenin adresi:
http://sevkattoplulugu.wordpress.com/

 

http://www.pusula.at/site/haber.php?hid=2806&k=Ya%C5%9Fam

Sevgi Nedir?

 

  • Sevmek inanmaktır.
  • Sevmek yaşamaktır.
  • Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
  • Sevmek sevdiği olmaktır.
  • Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
  • Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
  • Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
  • Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O’nun adına istersin. O’nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler.
  • Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
  • Sevmek; sevmek istemektir.
  • Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O’ndan anlasılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
  • Sevmek, gücenmemektir.
  • Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi ögrenmek demektir.
  • Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
  • Sevmek ölmektir.
  • Sevmek, ölmesini bilmektir.
  • Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
  • Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden.
  • Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir.
  • Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
  • Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
  • Sevmek yürümektir gönüllerde.
  • Sevmek güvenmektir.
  • Sevmek onaylanmaktır.
  • Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek.
  • Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva’nın Adem’in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek.
  • Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek.
  • Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
  • Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir.
  • Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek.
  • Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
  • Sevmek bir olmaktır.
  • Sevmek yaşamaktır.
  • Ve sevmek inanmaktır.
  • Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
  • Sevmek sevmesini haketmektir.
  • Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
  • Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. S
  • evmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.
  • Sevmek sevmesini bilmektir.
  • Sevmek ölmesini bilmektir.
  • Sevmek SEVMEK olmaktır.
  • AŞK olmaktır.
  • Aşk bir kere sevmektir.
  • Sevmek aşkın kendisi olmaktır.
  • Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz..
  • Filistinli Kız Yürüyor

    Filistinli kiz yürüyor….
    Ufuklara bakti Filistinli kiz
    Melekler kanatlarini açmis boylu boyunca
    Peygamberden müjdeler almis bir kus
    Sürat-i berk ile kosunca
    Sunmus ona altin kase içinde
    O en masum aninda, ana kucaginda, yer sofrasinda

    Bir kursun sekmis ayagindan vurulmus
    Kaniyor seller gibi…
    Minik bedeni, oyuncagi ve ipek saçlari için taragi
    Sikica ama o en namusluca yumrugu
    Demir olmus, kirmis tanki vurunca

    Filistinli kiz bugün yine yürüyor
    Duaya kalkmis; elleri
    Ve ülkesinin binleri,
    Basi secde yerinde,
    Arsa deger gözleri

    Filistinli kiz bugün gidiyor
    Eller üstünde, süngü önünde
    O masum o narin cesedi
    Ah o minik kiz gülüyor

    Ufuklara sevdali Filistinli kiz
    Yekpare vücut yekpare yürek
    Haticeler doguyor cesedinden yükselerek
    Büyüyor gözleri ve iman gömlegi
    Bir kelebek, nazli ceylan, börtüböcek senlerek
    Sehadet sarkisi seslendiriyor

    Filistinli kiz bugün yine yürüyor…

    Leyla ile Mecnun

    Leyla ile Mecnun

    Leyla herkesin içinde
    Mecnun, zaten herkes
    Leyla düsmüs de derde
    Herkes Leylayi özler
    .
    Leylayi Mecnun düsürdü derde
    Leyla süründürdü Mecnun’u çöllerde
    Aski Mecnun’u kavururken
    Günes kalmisti çok ötelerde
    .
    Leyla’siz Mecnun kendince avare
    Gördü Leyla’yi oldu divane
    Aski dolasirken dillerde
    Kendi kalmisti çok eskilerde
    .
    Leyla olmasaydi Mecnun neydi ki?
    Su alemde mazlum ve tekti
    Kalbi sapasaglam, fakat bos
    Kendi bir hiçti
    .
    Var mi sa alemde Leyla gibisi
    Kaldi mi lügatte ask delisi
    Fuzuli gitti gideli
    Duyuldu mu Mecnun kelimesi

    Alpaslan Selçuk/ Istanbul

    http://www.milligazete.com.tr/?action=show&type=news&id=3919

    Elvedalar

    Elvedalar

    Ben elvedalardan nefret ederim
    Zalimce saplanirlar insanin kalbine
    Ya bir cani koparip götürürler senden
    Ya da sen koparsin birinden
    .
    Ben elvedalardan oldum olasi korkarim
    Yeri yurdu yoktur çünkü
    Zamansizdir
    Her an çikabilir karsina
    .
    Ben elvedalari hiç sevmem
    Çünkü onlar beni çok seviyor
    Elvedalar fisildanirken
    Birileri benden gidiyor
    .
    Ben elvedalari silmek istiyorum hayattan
    Hatta merhabalari bile
    Eger biri cellatsa
    Digeri cellada giden yol

    Alpaslan Selçuk / ISTANBUL 

    http://www.milligazete.com.tr/?action=show&type=news&id=2984

    Merhaba Dünya!

    Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!